Genel

Koyun Besleme Hakkında

Yazan - pedant

Koyun Besleme Hakkında

Koyun ne kadar yer ? .Bir koyuna vermeniz gereken günlük kuru madde miktarı, hayvanın canlı ağırlığının %3 ‘ ü civarında olmalıdır. Kullanılacak yemin kalitesi ve yemin içerisindeki ‘kesif/kaba’ yem oranına göre miltar yükselip düşebilir.

– Geç gebe koyuna yoğun silaj vermek, ‘karnındaki kuzuyu düşür’ demekle aynı şeydir.
– Doğumdan sonra 12 saat içinde kolostrum (ağız sütü yada maya da denir) emmemiş kuzuyu ‘ölü’ sayabilirsiniz. Yaşama ihtimali, %10 civarındadır. Hemen ölmese bile, gelişmeyen bağışıklık sistemi nedeni ile ileride, en kısa zamanda ölecektir.
– Yeni doğmuş bi kuzunun vücudunda, 12 saat hayatta kalmasını sağlayacak kadar enerji bulunur. Bir önceki maddede neden bu kadar kesin konuştuğumuz da anlaşılmıştır.
– Yeni doğmuş bir kuzunun yerini ‘mümkün mertebe’ DEĞİŞTİRMEYİN. Çünkü doğum esnasında plesenta ‘ dan boşalan sıvının ‘antiseptik’ (mikrop öldürücü) özelliği vardır. Bu sayede kuzunun yere değdiği ilk alanlar, koyun tarafından dezenfekte edilmiş olur.
– Ot ‘ unuz yoksa, koyun bakmayın. Tavşan bakın, keçi bakın, köpek bakın ama koyun bakmayın.
– Koyunlarda doyma hissi yoktur. Ölene kadar yiyebilirler.
– Koyuna sadece ‘arpa/buğday’ verirseniz, koyun ölür.
Koyuna sadece ‘fabrika yemi. verirseniz, koyun ölür.
Koyuna sadece ‘silaj’ verirseniz, koyun ölür.
Fakat koyuna sadece ‘OT’ verebilirsiniz. Ölmez. Üstüne gelişir.

– Koyun / Kuzu rasyonlarında %50 ‘ den fazla buğday kullanılması, silikat taşı (sidik zoru-işeyememe) oluşuma neden olacağından kullanılmamalıdır.

– Satın alıcağını tüm fabrika yemler, ambarınızdaki arpa – buğdayın ‘malzemeden çalınmış pahalı’ versiyonlarıdır. Tek avantajları, sanayi artıkları ile arttırılmış proteyin oranları ve zordan eklenmiş mineral/vitamin karışımlarıdır.

– Toprak / duvar yalayan, yapağı yiyen, demir / tahta kemiren hayvanınız varsa, beslemede bir yanlışınızmvar demektir. (Özellikle mineral/vitamin yada mikro besin)

Bir kaç tane de basit rasyon paylaşalım:

Yoğun Kuzu Besisi için fesin yem rasyonu:

%50 arpa
%25 buğday / mısır
%20 Ayçiçeği küspesi
%1.5 mineral
%1.5 vitamin
%1 tuz
%1 kireç taşı / mermer tozu

Yukarıdakine ek olarak, sindirim fonksiyonlarının sağlıklı çalışabilmesi için hayvan başı 200-300gr/gün en kalitelisinden ot (yonca, fiğ, bezelye, ota biçilmiş arpa hasılı vs)

(Miktar, yaşı farketmeksizin, kuzunun yiyebileceği kadar)

Geç Gebe koyun rasyonu:

%50 kaliteli ot.
%20 süt yemi
%20 tane yem (arpa-buğday-mısır)
%10 katalizör

———

Ilk laktasyon (doğum sonrası 15-20 gün) için Rasyon

%40 kaliteli ot yada mera
%30 silo yem (mısır silajı, üzüm cibresi, pancar posası vb…)
%20 süt yemi
%10 tane yem (arpa buğday)

———

Geç laktasyon:
%50 mera
%30 orta kalite ot yada saman
%20 süt yem yada tane yem

—–
Kuru dönem:
%100 mera

‘Arpayla koyun, gerisi oyun’
‘Buğdayla koyun, gerisi oyun’
‘Samanla koyun, gerisi oyun’
‘Odunla koyun, gerisi oyun’
‘Viski ile koyun, gerisi oyun’ gibi ‘odun – koyun’ kafiyesinden türetilmiş varyasyon tabulara takılmayın. Her şeyin yeri ve zamanı var. Bi baklavayla yaşanmayacağı gibi (en kalitelisi bile olsa) tek tür yem ile canlı bakılmaz.

-Bu işi bedava yapmanın sırrı, mera. Bunu herkes biliyor da nasıl olacağını bilmiyor.

Ilk şart meranın ıslahı. Derin bi riper, o da olmadı iyi bir sürüm ve ‘TESFIYE’ şart. Toprak hazırlığı ve ardından aynı tarla eker gibi ekilmesi lazım meranın ama bu işlemler tesfiye ve düzlemeden sonra.

Sebebi, meradaki fazla otun biçilip kaldırılması esnasında zeminin düz olması gerekliliği.

Koyunların bahar ve yaz aylarındaki bolluk dolayısı ile yemediği o otlar, kışın aynı koyunlar için bal-kaymak olur. Yeter ki biçilebilsin.

Türkiye ‘ de meraların ıslah edilmemesi kadar yük bir sorunda bu bence. Eğimli, engebeli, hâtta içerisindeki sadece fundaklık, makilik var diye biçilip oyu alınamayan o kadar çok alan var ki, aklın durur.

Sadece bu atıl alanlar, mera ve biçilebilir çayır olarak kazandırılsa, Türkiye ‘ de hayvancılık uçar gider.

1500 dekar mera, hayvan sayısı az ise 500 dekarlık 3 parçaya bölünüp sırayla otlatılabilir. Lakin hayvan sayısı çoksa, tamamı otlatılabilir da yetmez.

Kış boyunca Koyun başına 100 kg kesif yem çoğunlukla yeterli olur. Lakin saman yerine ot tercih etmek gerekli. Nedeni, samanın protein bakımından çok zayıf olması.

Hayvan beslenmesinde bir sürü denge var ama önceliğe sahip iki denge mevcut.

1-) kaba-kesif yem dengesi
2-) enerji-protein dengesi

Arpa: enerji
Silaj: enerji
Saman: enerji

Protein nerede?

Ama
Arpa: enerji
Ot: protein + enerji

Doğru olan bu. Ot yerine saman verdiğinde olaşacak protein ihtiyacını karşılamak için ‘fabrika yemi’ kulanmak zorunda kalıyor yetiştiriciler. Bu da ‘satın yem olmadan hayvan bakılmaz’ gibi bir düşünce yaratıyor. Sürekli enerji verilen ve proteyine yüksek derecede ihtiyaç duyan hayvan, fabrika yemi gibi içerisinde protein bulunan bi yem ile takviye edildiğimde hemen karşılık veriyor. Oysa aynı dönemde yeşil biçilip usulüne uygun balyalanmış olarak verilen ot, bu ihtiyacı tamamen karşılar. Üstelik paramız da cebimizde kalır.

Israrla ama ısrarla tekrar ediyorum. Fabrika yemi yerine ot alın. Yonca, bezelye, fiğ yada ota biçilmiş arpa-buğday-yulaf. Hiç farketmez. Hem hayvanlarınız sağlıklı olsun, hem de paranız cebinizde kalsın.

Yazar Hakkında

pedant

Leave a Comment